12 Aralık 2020 Cumartesi

Sokağımızın Acılı Günü

Asuman Teksoy İsmaili kardeşimizi kaybettik. Işıklar içinde uyusun.

Ailesi ve sevenlerine başsağlığı ve sabırlar diliyoruz.


1963 yılında ben İstanbul'a gelerek ayrıldım. Onlar evlerine o zamanlarda taşınmışlar.

Ben 17-18 yaşındaydım. O da 9 yaşında olmalı. Taşındıklarını sonradan öğrendim.

İlk olarak bu grupta karşılaştık. Kardeşi ile birlikte bizleri bilgilendirdi.

Gülsen Gür kardeşim onun için bir anma yazısı ile sokağımızın geçmişine de katkıda bulunmuş.

Burada onun o güzel yazısını paylaşmak istiyorum.


KORONA BİR MELEĞİN DAHA KANATLARINI KIRDI...
AYNI SOKAKTA, BAHÇELİ, KARŞILIKLI EVLERDE OTURUYORDUK...
O OYUN ÇAĞINDAYDI, BEN GENÇ KIZDIM...BENİ ÇOK AMA ÇOK SEVERDİ... BENİM ONU SEVDİĞİM GİBİ... BİR GÜN BAHÇELERİNDEN KOPARDIĞI PEMBE YABAN GÜLÜNÜ UZATTI.*SENİN İÇİN* DİYE PARMAĞI KANIYORDU, DİKEN BATMIŞTI. BEN ÜZÜLMEYEYİM DİYE " ACIMIYOR Kİ " DEMİŞTİ....
YILLAR SONRA LİSE SON SINIFTAYDI....
BİR GÜN ARKAMDAN SESLENDİ " GÜLSEN ABLA OKU BAK, KOMPOZİSYONDAN ON ALDIM." DEDİ...
SINAV KAĞIDI YANAKLARIMDAN SÜZÜLEN YAŞLARLA ISLANDI...
ÖDEVİNDE UZUN UZUN BENİ ANLATMIŞTI....
ÖĞRETMENİNİN SORUSU;
"KİMİN YERİN DE OLMAK İSTERSİNİZ?"Dİ...
ASUMANIM, CANIM; BU SABAH ,CENNETE GÖNDERİYORUM BİTMEZ TÜKENMEZ SEVGİMİ, DUALARIMI...RUHUN ŞAD OLSUN...
İNANIYORUM Kİ CENNETDE BUGÜN...
*PEMBE YABAN GÜLLERİ* AÇACAK...
GÜLSEN GÜR
12.12.2020
Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

13 Haziran 2020 Cumartesi

Önsöz


Sokağımızın beni etkileyen bir gizemi var.
O sokakta yaşanmışlıkların doğurduğu sevginin izleri bizlerin içine işlemiş. 
Ben bilinç altında 20 yıldır bu izlerin peşindeyim.

10 yıl kadar önce Necdetler'in evinde sokağımızı konuşurken, Necdet içeri gitti iki fotoğraf getirdi. Gürel ve Koray'ın sünnet düğünü fotoğrafları. İşte ilk önemli tetikleyici buydu.
Mustafa Kemal Lisesi buluşmalarına katıldıkça sokağımıza gidiyor fotoğraflar çekiyorum.
Geçen ay Nurten Erbaşar kardeşim Yenimahalle grubuna bir fotoğraf göndermiş. "Sokağımızın kızları". Necdet'teki fotoğrafların devamı. Aynı anda çekilmiş olmalı. Ok yaydan çıktı.

Face'de ararken Gülsen Gür kardeşimin sayfasında üçüncü fotoğrafı buldum. Feride Teyzem ve Ekrem Amcam evlenirken, 1935 yılında çekilmiş bir fotoğraf . Bu da emek verecek ve eski bilgi ve belgeleri toparlayacak olan kişiye bir armağan.

Hemen bir Face grubu kurdum. 19 kişi olduk. Daveti kabul etmeden izleyenlerle 25 kişiye yaklaştık. Yazarak bilgi veren sayısı ikiyi, üçü geçmiyor. 60-65 yıl sonra hatırlamak zor, hata yapmak korkusu da var. Face'de aramalarla eksikler giderilebiliyor. Aydıntan ailesi ile ilgili fotoğraf ve belgelere ulaşmam kısmen böyle oldu.

Şimdi 1960 yılını temsili olarak değişim yılı kabul edersek neler değişti sıralamaya çalışayım:

Amerika'da delikli kart ve bilgisayar hayata girdi. (İlk delikli kartı o yıllarda görmüştüm).
Yuri Gagarin dünya çevresinde dolaştı.
Naylon gömlek ve giderek plastik hayatımıza girdi.
Transistör bulundu. Lambalı radyolar yok oldu.
Helikopter kullanılmaya başladı.
Pervaneli uçakların yerine iet motorlu uçaklarla yolcu taşınmaya başladı.
Türkiye, Küba ile birlikte bir nükleer hedef olduğunu fark edemeden savaşın eşiğinden döndü.
AFS(American Field Service) ve Barış Gönüllüleri ile tanıştık. Türkiye CIA için araştırma projesi oldu.
Menderes enflasyon kavramını bilmeden ülkeyi idare etti. Ülke duvara tosladı. Plan yapmanın gerektiğini öğrendik.

Sokağımızda yaşarken oluşan bu değişimler sokağımıza verdiğimiz önemi de etkiliyor.


Yazıları konu başlıklarına tıklayarak okumak mümkün.

Sağda görülen konu başlıklarında ilk yazılan konular en altta kaldı. Sıra ile okumaya gerek olmamakla beraber alttan başlayarak okumak daha uygun olabilir.

Belgeler kısmı uzunca yazıları içerdiği için topluca verilmiştir. Gösterilen bağlantıya girilince belgeler orada seçilerek okunabilmektedir. Ziya Aydıntan öğretmenimiz için anlatılanları okumanızı öneririm.

Ayrıca Barbaros İlkokulu Blogumu:
https://bizim-barbaros-ilkokulumuz.blogspot.com/
Bağlantısından izleyebilirsiniz.

10 Haziran 2020 Çarşamba

Kaptanlar'ın Evi

Kaptanlar'ın evi
Sokağımızın 104 numaralı evi en kalabalık nüfusun yaşadığı evdi. Bizim için bu ev Kaptanlar'ın eviydi. Ekrem Bey amca ve Feride Hanım teyze 1935 yılında evlenmişler. Yedi çocukları vardı. Sırayla yazayım. Umarım hata yapmam. Yüksel, İlsev, Nursel, Tisel(Kaptan), Gülsen, Gürel, Koray.

Feride Hanım teyze iki kızı ile birlikte bu evin yemek, temizlik ve çamaşır işlerinin hakkından gelirdi. Ekrem Bey amca da bu kadar kalabalık bir ailenin geçimini sağlardı. Ben iyi hatırlayamıyorum ama kardeşim Necdet, İlsev ağabeyin bir Alman şirketinde çalıştığını iş dönüşü sokağımızın çocuklarını kullandığı arabaya doldurup sokak aralarında gezdirdiğini hatırlıyor.
Gürel ve Koray'ın sünnet düğünleri sokağımızın çocuklarının birlikte fotoğraflarının çekilmesini sağlamıştı ve bu anıların yazılmasına da sebep oldu.
1984 yılında annem ve babam, Vedatlar'ın yaptığı (o zaman galiba satmışlardı) evde kiracıydılar. Babam Hacettepe Hastahane'sinde yatıyordu. Ekrem Bey amca ziyarete gelmiş ve beni teselli ederken bir sırrını vermişti. "Feride teyzen duymasın ... Bende de yavaş ilerleyen o umarsız hastalık var " demişti. Babamı kaybettiğimiz zaman Feride teyze de ilgisini esirgememişti. Gene o zamanlarda, sabah hastahaneye giderken sokakta Nursel ablayı görmüş arabamla şehre beraber gitmiştik. Eskilerden epeyce konuşmuştuk.
Bu güzel insanların bir kısmı artık aramızda değil. Kendilerine Tanrı'dan rahmet diliyorum. Işıklar içinde olsunlar.

Selçuk Tuncer
Işıklarda uyusunlar. Çok iyi ilişki içindeydik. Feride teyzemin kızıma diktiği bir elbise vardı, bizi çok mutlu etmişti. Her bayramda mutlaka el öpmeye giderdik. Bir kaç hukuksal soruna da bakmıştım. Şimdi ise Nursel abla ve çocuklari ile görüşüyoruz. Hepsine sağlıklar dilerim.

Şenkal Aydın
Rahmetli Ekrem amca ve Feride teyzemizin mahallenin çocukları olarak çoook ekmeğini yedik çooook suyunu içtik. Allah her ikisine de rahmet eylesin, mekânları cennet olsun, nurlar içerisinde uyusunlar yürekleri güzel insanlar.🌹

Attila Teksoy
Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun Feride teyzem hiç değişmemiş. Sima olarak Ekrem amca'da değişiklik var. Allah ona da rahmet eylesin



 Nurten, Jale, misafir, Nursel, Nur, Kaptan, Gülsen
Nilüfer,Ahmet Şule, Vedia
Hüseyin,Necdet


 Nur, Nursel, Kaptan, Nurten, Jale, Gülsen
Gürel, Şule, Ahmet, Cihangir, Necdet, Nilüfer, Hüseyin


Nurten, Nur, Jale, Nursel, Şule
Vedia, Gülsen


Neşeli ve Eğlenceli Sokağımız

Sokağımız çok neşeli ve eğlenceli idi.
Gece saklambaç, gündüz kuka gibi oyunlar oynardık. Tornet kayılır, bisiklete binilirdi. Geceleri meyve ağacı olan evlerin bahçelerine dalınırdı.
Bende en fazla iz bırakan anı, büyük abilerin de katıldığı bir ceviz oyunu olmuştu. Sanırım o sıralarda sokağımız yeni asfaltlanmıştı.
Ceviz üst kısmımdan delinerek içine kurşun akıtılır ve üstü cam macunu ve ziftle sıvanarak baş yapılırdı. Bu baş ile açılınır ve en uzağa gidenden başlayarak atış yapılırdı. Amaç yanyana dizilmiş cevizleri bir noktadan vurmak ve cevizleri kazanmaktı. Bir seferinde hiç unutmuyorum sokağın bir başından Kaptanlar'ın evi hizasına kadar açılmışlardı. Cevizlere, daha çok da başta olan cevize fitik konur "Başta fitik var" diye bağrılırdı. Kumar farkedilmesin diye para fitik diye adlandırılırdı.
Gene hatırladığım başka bir olay da Ragıp Tüzün caddesinde troleybüs hatları çekilirken bizden büyük abilerle yaşıt bir İtalyan teknisyenin de bizim sokağı benimsemesiydi. O da zaman zaman oyunlara katılırdı.
2014 yılında çektiğim fotoğraflarla sokağımızı anıyorum.
Sağda Barbaros İlkokulu duvarı

Solda üstü örtülü teraslı ev Emine Hanımlar'ın evi

Çam ağacı olan ev, Köylü apartmanı



Yandımata ve Sempati apartmanları

Sempati apartmanı (Blok başı)

Semireler'in evi (arada)

Teksoy ailesi evi

Aydıntan ailesi evi

Ev Sahibimiz Uysal Ailesi

110 numaralı evde ev sahibimiz Uysal ailesi oturuyordu.
Yenimahalle evleri arasında akrabalık ilişkileri de vardı. 65 yıl içinde evlenenler ile yeni hısımlıklar da oluştu ve yeni bir nesil daha doğdu. Bu arada kazalar, acılar da yaşandı. Ev sahibimiz Uysal ailesi evlerin bu devingen yapısına iyi bir örnekti.
Ev sahibimiz Nazım Uysal'ın kızkardeşi de Yenimahalle'de otururdu. Nesrin Eror'un oğlu İbrahim ve kızı Berin her bayram dayılarının ilk ziyaretçilerindendi. Berin Eror , son yıllarda kaybettiğimiz arkadaşımız Maruf Orhan ile evlendi. İbrahim Eror da Tisel Gür(Kaptan) ile beraber acı bir trafik kazası geçirdi ve sonra başka bir trafik kazasında hayatını kaybetti.
Nazım Bey'in ayrı bir anneden genç iki kardeşi daha vardı. Birisi Osman diğeri de eşi ile aynı isimde Nermin idi. Onlar da ağabeylerine bayram ziyaretine gelirlerdi. Osman gitara çok meraklıydı. Müzik(gitar) eğitimi almak istiyordu. Nazım Bey ile birlikte beni İTÜ-Gümüşsuyu yurdunda ziyaret etmişlerdi. Osman kayboldu. Belki de yurt dışına gitti . Sonra kendisinden hiç haber alınamadı.
Nazım Bey yakalandığı bir beyin zarı hastalığından vefat etmiş. Oğlu Ersin de genç yaşta aramızdan ayrılmış. Nermin yenge de artık aramızda değil. Kızları Esin İstanbul'da yaşıyormuş.

Nurten Erbaşar
Nazım abi ve Nermin ablalarla akrabadan ileri dostluğumuz vardı. Esin ve RAHMETLI Ersin, anneme cicianne derlerdi. Çok güzel günlerimiz geçmiştir.

Size annem ablam ve kardeşimle olan fotoğrafımı gönderiyorum.
Nursel
Emine Hanım teyze, Gülten, Nurten

Mehmet Bey amca ve Emine Hanım teyze
Attila Teksoy
Rahmetli Nazım Bey'in 1977'de vefat ettiğini biliyorum. O zaman doğal gaz filan da yok mahallede. Hava gazı var. Çoğu evde milangaz. O şartlarda rahmetli altına yaptığı zaman ben işe giderken seslenirdi. Gel oğlum kaldır da altını temizleyeyim derdi. Rahmetlinin gözünden yaş gelirdi. Beyin zarı iltihabından çok genç yaşda öldü. 50 yaşın altında. Oğlu Ersin Uysal da 58 doğumlu. O da 49 yaşında beyin hastalığından öldü. Nermin teyze ölümüne kadar son yıllarında yatalaktı. Oğlunun ölümünü bilmedi. Üçüne de ALLAH rahmet eylesin. 
Annen Mürşide teyze ile annemin Çankaya'daki evine gittiği zamanlarda 2008 de konuşurlardı. Annenin alzheimer'den öldüğünü biliyorum. Annem de alzheimer'den öldu. Ama yatağa düşmedi. Zor bir hastalık.  ALLAH kimseye böyle bir hastalık vermesin. Makbule Hanım da 99 yasinda öldü. Eskilerden kimse kalmadi.

Nejat Uğurlu
Sevgili Attila, evet annemi de alzheimer hastalığından kaybettik. Bu kadar yıl içinde yeni bir nesil doğarken eski nesil de doğal olarak aramızdan ayrıldı.

Asuman Teksoy
Esin artık Ankara’da yaşıyor.

Uğurlu Ailesi


Biz 1955 yılında Yenmahalle'ye taşındık. Nazım ve Nermin Uysal ev sahiplerimizdi. Kızları Esin vardı o zaman. Ersin daha sonra doğdu. Evimizin numarası 110/A idi. Ben 1963 yılında Mustafa Kemal Lisesi'ni bitirip İTÜ İnşaat Fakültesinde okumak için İstanbul'a giderek Yenimahale'mizden ayrıldım. Babam Alaeddin Uğurlu annem Mürşide olup Necdet ve Nedret kardeşlerimdir. Sanırım 1967 yılında Maltepe'ye taşınıldı. Yıllar sonra annem ve babam tekrar Vedat ve Vedia'ların evinin alt katına taşındılar. 1984 yılında babam o evde otururken aramızdan ayrıldı.


Uğurlu ailesinin 1954'de çekilmiş fotoğrafı. Alaeddin(14) Mürşide(28) Nejat(46) Necdet(50) Nedret (60) . 
Nedret Yenimahalle'de daha sonra doğdu.

Nurten Erbaşar
Yazınızı okurken gözlerim doldu. Anneniz Mürşide Hanım teyzeyi çok severdim. Babanıza Allah rahmet eylesin. Anneniz nasıl?  Maltepe'deki eve gittiğimi hatırlıyorum. Annem, Nermin abla ve anneniz çok iyi arkadaştılar. Tanıyan herkese selam ve sevgiler.

Nejat Uğurlu
Annemi de 2010 yılında kaybettik. Bu grubun amacını daha dar bir çerçevede bilgi paylaşmak olarak düşünmüştüm. Vedia ve Reyhan kardeşlerim senin arkadaş listende oldukları için onları da gruba eklersen sevinirim.

Nurten Erbaşar
Başınız sağolsun. Allah rahmet eylesin.
Nedret Nihal Soydal
Annem ve ebediyete intikal etmiş bütün anneleri rahmetle anıyorum ve tüm annelerin anneler gününü kutluyorum

9 Haziran 2020 Salı

Aydıntanlar

Ziya öğretmenim çok idealist ve kibar bir insandı. Çok arkadaşım ondan mandolin dersi almıştır. Engin Armay arkadaşım anlatmıştı. Ablası ile birlikte ders alıyorlarmış. Ziya Bey bir süre sonra babasına bu çocuklarda müzik kulağı yok paranı boşa harcama demiş. Semiha öğretmen de sevgi dolu bir cumhuriyet öğretmeniydi. Bayramlarda komşulara ziyarete gidilirdi. Bir bayram annemler ziyarete gitmişler evde yoklardı. Kapı çalındı açtım. Ziya Bey ve Semiha Hanım. Evde yalnız olduğumu farkedip girmeyip selam söylediler.
Atila ağabey de model uçak yapmaya meraklıydı. O zamanlar çok ince çıtalardan hazırlanmış ince kağıtlarla kaplanan model uçaklar vardı. Pervanesi ince tahtadan olurdu ve lastik burularak kurulur motor gibi pervaneyi döndürürüdü. Bugün camii olan yer askeri bölgeden üç sıra dikenli çitlerle ayrılmış boş, yüksekçe üçgen bir alandı. Orası uçak uçurmak için en uygun yerdi. Hep beraber oraya giderdik.
Gene aklımda kalan bir anı: Atila ağabeyin Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nde verdiği keman konserini izlememiz için Sumru ablanın bizlerin oraya gitmesine yardımcı oluşuydu. Atila ağabey o yıllarda çıkan Suna Kan, İdil Biret gibi sanatçılarla birlikte "harika çocuklar kanunu" kapsamında yurt dışında eğitim şansına kavuşmuştu. Yukarda saydığım sanatçıların aileleri çok zengindi. Onların öğretmenlere pahallı hediyeler götürdüklerini bana söylemişti. Sonra Atila ağabey Belçika'ya Liege şehrine giderek keman eğitimine orada devam etti.

Atila ağabey Gazi Lise'sinden mezun oldu. Çok iyi bir öğrenciydi. Geometri ve matematik onun en çok sevdiği derslerdi. Evlerinin önünde asfaltta tebeşirle problemler çizer ve çözümleri bana ve Ender'e anlatırdı. Ben orta son sınıfta iken onlar da lise 2 ve 3 öğrencileriydi. Ender Sarpkaya ve Yurdaer Köylü birlikte Mustafa Kemal Lisesi'nin ilk mezunları oldular. Ben ise iki yıl sonra mezun oldum.

Attila Teksoy
Yanlış bilgi. Benim rahmetli babam Ankara Devlet Konservatuar'ında 1963 senesinde müdürlük yapmış kişi. Ne Suna Kan ne de İdil Biret'in ailesi zenginmiş. İkisini de devlet göndermiş biri piyanist diğeri iyi keman çalan harika iki kız .Atila Aydıntan babasının sayesinde Almanya'ya gitmiş. Tabi o devirde bir çocuğun elinde keman olması için çok zor dönemler. 1977 yilinda görevli olarak Cenevre'ye gittiğimde ablama keman yayının kılı için bir servet odemistim ki o tarihlerde bile Ankara Devlet Konservatuar'ında keman atölyesinin hala olduğunu biliyorum.Çogu bölümün yükseği bile yokmuş. Profesör İrfanı Özdemir için babam konservatuarda obua yüksek bölümünü açmış. İngiltereden hocalar getirilmiş. 1965 yılı  Türkiye'sinde keman hocası bile İngiliz.

Nejat Uğurlu
60 yıl öncesini hatırlarken hatalar yapabilirim. Ayla Erduran da kastedilmiş olabilir.

 Nejat, Selçuk,Tuğrul

 Tuğrul (sol alt)   İnönü Planör Kampı'nda 
Beden eğitimi öğretmenimiz Turgut Kurdaş ortada.

Tuğrul'un bisikleti

Bu fotoğrafımı Tuğrul kardeşimin bisikletini kayda geçirmek için koydum. Sokağımızın artık bulamayacağımız bir fotoğrafı olduğunu sonradan farkettim. Arkada 115-117-119 numaralı evler olmalı.

Selçuk Tuncer
Nejat can cok guzel gunlere beni goturdun.Tskr ederim.
Tuğrul , Kaptan ve diğer arkadaşlara rahmet olsun. Sizleri ozledim. Sevgim ile kal.

Şefika Aydıntan
Nejat Bey iyi akşamlar..Sizlerden çok güzel anılar hatıralar aldık. Sizlere çok teşekkürler ederiz. Sağlıklı mutlu uzun ömürler diliyoruz...Selam ve sevgilerimizle..Bu arada bayramınız kutlu olsun....

Nejat Uğurlu
Ben de sizlere teşekkür ediyor. İyi bayramlar diliyorum.

Attila Teksoy
Hayır resimdeki olan evler 109 111 ve 113 nolu evler. Benim evi cekmişler.

Nejat Uğurlu
Dikkatin için çok teşekkür ediyorum. Bir iki kardeşim daha katkıda bulunsa çok daha fazla bilgi ortaya çıkarabilirdik. Bu da sizin evin😊 1962 yılı fotoğrafı. Siz buldunuz, ben çıkardım. 111 ve 113 nolu evler arasındaki satranç oynadığımız duvar az çok belli oluyor.


Bu evde 1963'ten sonra Teksoy ailesi oturdu.
 Asuman(54), Attila(56), Aysun(60) ve rahmetli Mualla Hanım burada yaşadı.

Attila Teksoy
Evlerin hic birinde pencerelerinde demir parmaklık yok. Biz de sonradan yaptırdık. 1972 den sonra. 
Nedim Bey camekan ile birlikte o da demir parmakligi 1969 da yaptırmıştı. Evi 1971 de Van İİi Kültür Merkez'ine satmıştı. Mahallede yurt olarak kullandılar. Bu işin baş mimarı Ferit Melen'di, rahmet bile okumak istemem. Bu yurtta Abdullah Öcalan 6 ay kaldı. Eşi Kesire de kaldı. 1974 yilinda Abdullah Öcalan'ı Tapu Kadastro Müdürlüğü'nde işe alan, o zamanın Maliye Bakanı Deniz Baykal'dı.